Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar liderliğinde yürütülen stratejik çalışma, TÜBİTAK tarafından desteklenen projeler listesine girmeyi başardı. “Tuz Gölü Havzası’nda Yetişen Bazı Halofit Bitki Türlerinin Tuzlu Toprakların Islahı ve Yüksek Değerli Metabolit Kaynağı Olarak Değerlendirilme Potansiyellerinin Belirlenmesi” başlıklı proje ile hem verimsiz tarım arazilerinin kurtarılması hem de tıbbi alanda devrim yaratacak bulguların elde edilmesi hedefleniyor. Çalışma kapsamında, havzaya doğal uyum sağlayan halofit bitkilerin topraktaki tuzu bünyelerine çekme gücü bilimsel olarak kanıtlanacak.
Halofit bitkiler, yüksek tuz oranları nedeniyle halihazırda gıda veya hayvancılık sektöründe doğrudan bir karşılık bulamıyor. Ancak Prof. Dr. Baydar’ın yürüttüğü proje, bu bitkileri değersiz birer tarımsal atık olmaktan çıkararak yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmeyi amaçlıyor. Bitkilerin biyokimyasal içerikleri incelenerek tıp, eczacılık, kozmetik, gıda ve parfümeri sektörleri için doğal antioksidan, antimikrobiyal ve antikanser bileşenler geliştirilecek. Özellikle kanserle mücadelede ekonomik ve etkili bitkisel alternatiflerin belirlenmesi projenin en dikkat çekici hedefleri arasında yer alıyor.
Multidisipliner bir yaklaşımla tasarlanan proje; Aksaray Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden akademisyenlerin katılımıyla yaklaşık 3 yıl boyunca sürdürülecek. Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar, projenin temel misyonunun yanlış uygulamalar sonucu özelliğini yitirmiş toprakları yeniden üretime kazandırmak olduğunu ifade etti. Baydar, içerisinde endemik türlerin de yer aldığı 10 farklı bitki türünün tuz emme kapasitelerini ölçerek, toprak iyileştirmede en etkili türleri tespit edeceklerini açıkladı.
Projenin kapsamı sadece toprak ıslahı ve kanser araştırmalarıyla sınırlı kalmayacak. Halofit bitkilerden elde edilen ekstraktların insan patojenlerine karşı direnci ve cilt üzerindeki yara iyileştirici etkileri de detaylı analizlere tabi tutulacak. Prof. Dr. Baydar, tıp ve kozmetikte kullanılan ham maddelerin büyük kısmının bitkisel kökenli olduğunu hatırlatarak, bu yerli kaynakların ekonomiye kazandırılmasının stratejik önemini vurguladı. Ayrıca bitkilerin tuz stresine karşı geliştirdiği biyokimyasal adaptasyon sırlarının çözülmesi, bilim dünyası için yeni kapılar aralayacak.
Proje, bilimsel çıktıların yanı sıra genç araştırmacıların yetişmesine de büyük katkı sağlıyor. ISUBÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü doktora öğrencisi İlknur Albayrak, projede yer almanın kendileri için büyük bir şans olduğunu belirtti. Yazım aşamasından raporlamaya kadar sürecin her safhasında yer aldıklarını ifade eden Albayrak, laboratuvar disiplini ve araştırma kültürünü profesyonel bir projede öğrenmenin akademik kariyerleri için paha biçilemez bir deneyim olduğunu dile getirdi. Önümüzdeki aylarda resmi sözleşmenin imzalanmasıyla sahaya inecek olan projenin sonuçları, tarım ve sağlık sektörü tarafından merakla bekleniyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
1
Seren Serengil’in Çağrısıyla Hayvan Barınağına Büyük Destek
2
CUMHURBAŞKANI MÜJDEYİ VERDİ
3
Parkinson’un Kesin Tedavisi Yok Ancak Semptomlar Kontrol Altına Alınabilir
4
Isparta Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr.Taner GONCA O Hastalığın Sebebini Anlattı
5
Türkiye’de Altı Bileşenli Karma Aşı Uygulaması Başlıyor. 6 Hastalığa Karşı Tek Aşı