a
Güncellenme - Nisan 8, 2026 21:54
Yayınlanma - Nisan 8, 2026 21:36

Isparta Müftülüğü’nden Camiler İçin Deprem Analizi İsteği: Mühendislerden Sert Tepki Geldi

Müftülüğün Yapı Performans Analizi Yazısına Şeref Korkmaz’dan Teknik Eleştiri

Isparta İl Müftülüğü, AFAD Başkanlığı’nın resmi yazısı ve Isparta Afet Risk Azaltma Komisyonu tarafından alınan karara dayanarak, şehirdeki cami ve Kur’an kursu derneklerinden binaların tamamlanma tarihlerini talep etti. Müftülük ayrıca, bu ibadethanelerde daha önce yapılmış bir yapı performans analizi raporu mevcutsa bunun idareyle paylaşılmasını, eğer yoksa ivedilikle gerekli teknik çalışmaların başlatılmasını istedi. Isparta İl Müftülüğü tarafından Cami ve Kur’an kurslarına yönelik yapı performans analizi yapılmasına ilişkin yazı gönderilmesine İnşaat Mühendisi Şeref Korkmaz dan tepki geldi.

Korkmaz, müftülükten gönderilen bu resmi yazının deprem gerçeğiyle yüzleşme noktasında ilk bakışta olumlu bir adım gibi durduğunu ancak sürecin işletilme biçiminin hem teknik hem de idari yönden büyük eksiklikler barındırdığını savundu. Deprem güvenliğinin sadece idari yazışmalarla çözülemeyeceğini, bu işin doğrudan mühendislik disiplini, hassas modelleme ve hesaplama gerektiren bir süreç olduğunu belirten Korkmaz, “Böylesine hayati bir konunun sahada teknik donanımı olmayan kişiler üzerinden yürütülmeye çalışılması kamu güvenliğini tehlikeye atan bir risktir.” dedi.

TBDY 2018 Kriterleri ve Eski Yapıların Durumu

Türkiye’de yürürlükte olan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 (TBDY 2018) kurallarının mevcut yapıların performansını net şekilde tanımladığını hatırlatan Korkmaz, “Bugün aktif durumdaki camilerin çoğu 20-40 yıl öncesinin eski yönetmeliklerine göre inşa edilmiştir. Bu yapılar güncel deprem tehlike haritaları ve modern analiz yöntemleri dikkate alınmadan yapılmıştır. TBDY 2018 ise ileri düzey hesaplamaları esas alır. Bu nedenle eski yapıların büyük kısmının güncel kriterleri sağlamaması teknik olarak beklenen bir sonuçtur.” ifadelerini kullandı.

Deprem Performans Analizi Sadece Rapor İçin Değil Riskleri Yok Etmek İçindir

Özellikle geniş hacimli ve düzensiz taşıyıcı sisteme sahip camilerin deprem anında kritik davranışlar sergilediğini kaydeden Korkmaz, şunları dile getirdi: “Kubbe, minare ve yüksek duvarlar gibi unsurlar yapının performansını doğrudan etkiler. Camiler gibi özel yapılar standart süreçlerle değil, uzmanlık gerektiren yaklaşımlarla incelenmelidir. Ancak asıl soru şu: Analiz yapıldı ve sonuç ‘yetersiz’ çıktı, peki sonra ne olacak? TBDY 2018’e göre can güvenliği sınırda olan bir yapının kullanımına devam edilmesi teknik olarak kabul edilemez.”

Risk Biliniyorsa Sorumluluk da Bilinmelidir

İdari kararların teknik zorunlulukların önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, “Riskli olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bir binanın kullanılmaya devam edilmesi sadece teknik bir açık değil, açık bir sorumluluk problemidir. Eğer analiz sonuçları hayata geçirilmeyecekse, bu çalışmaların güvenliğe katkısı olmaz. Deprem güvenliği süreci, sadece yazı göndererek sorumluluğun dağıtılacağı bir alan değildir. Bu süreç; yetkin mühendislerin koordinasyonunda, merkezi, sistematik ve bağlayıcı bir program kapsamında yürütülmelidir. Aksi takdirde yapılan çalışmalar, teknik bir çözüm olmaktan çıkıp, yalnızca sorumluluğun paylaşılması anlamına gelecektir. Deprem gerçeği değişmez. Risk biliniyorsa sorumluluk da bilinmelidir.” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HIZLI YORUM YAP